LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ayrılık ifadesini içeren 86 kelime bulundu...

alam-ı firak / âlâm-ı firak / آلَامِ فِرَاقْ

  • Ayrılık elemleri, acıları.
  • Ayrılık acıları.

anded

  • Ayrılık, firak.

ateş-i hecr

  • Firak ateşi, ayrılık acısı.

besise

  • Bir çeşit yemek.
  • Yağ ve undan yapılan bir çeşit bulamaç.
  • Ayrılık, nifak, iftira, ihtilaf.

beyn

  • Arası, arasında, aralık. İki şeyin arası. İkisinin ortası. Firkat. Ayrılık.
  • Burnu ve ayakları uzun karga.

Bolşevizm

  • Rusça'da çoğunluk anlamına gelir.

    Rus Sosyal Demokrat İşçi Partisi (RSDIP) içindeki ayrılıkta Lenin ile aynı görüşü savunanlar kongre çoğunluğu sağlamışlar ve bu tarihten sonra Leninist görüşleri savunmanın diğer adı Bolşevizim olmuştur. Bu kelimenin Rusça'daki zıddı; Menşevik.

    Bu kongrede azınlıkta kalan grup ise Menşevikler olarak adlandırılmıştır. Marksist literatürde menşevik bir hakaret olarak kullanılır.

    Siyasi tutarsızlığı simgeler.

çare / çâre

  • Neticeye varmak üzere maniaları kaldırmak için tutulması icabeden çıkar yol. Kurtuluş yolu. Tedbir, yardım, yol. (Farsça)
  • Hile. (Farsça)
  • Bir def'a. (Farsça)
  • Ayrılık. (Farsça)

cefa ender cefa

  • Cefa içinde cefa. Azab içinde azab veya ayrılık.

cinas-ı muharref

  • Edb: Yalnız harflerde beraberlik, harekelerde ayrılık bulunan cinâs. (merd, mürd gibi.)

cüda / cüdâ

  • Ayrılık. Ayrılmış. (Farsça)
  • Ayrılık, ayrılmış.

cüdayi / cüdâyî / جدایى

  • İftirak, ayrılık. (Farsça)
  • Ayrılık. (Farsça)

dalal / dalâl

  • Sapıklık, haktan ayrılık.

debur

  • Batı rüzgârı.
  • Fırak, ayrılık.
  • Halef etmek.

elfirak

  • Ayrılma, ayrılık sözü.

elveda / elvedâ

  • Şu ayrılık!

fark / فرق

  • Ayrılık, başkalık. Ayırma, ayrılma, seçilme,
  • Başın tepesi, baştaki saçın ikiye ayrıldığı yer.
  • Ayrılık, başkalık.
  • Ayrıcalık, ayrılık. (Arapça)

fark-ı esasi / fark-ı esasî

  • Esastaki fark, temeldeki farklılık, ayrılık.

fırak

  • Ayrılık.

firak / firâk / فراق / فِرَاقْ

  • Ayrılık. Ayrılmak. Hicran.
  • Ayrılık, ayrılma.
  • Hüzün, keder, sıkıntı.
  • Ayrılık.
  • Ayrılık.
  • Ayrılık.
  • Ayrılık. (Arapça)
  • Ayrılık acısı. (Arapça)
  • Ayrılık.

firak-ı ebedi / firâk-ı ebedî / فِرَاقِ اَبَدِي

  • Sonsuz ayrılık.
  • Ebedi ayrılık.

firak-ı elim / firak-ı elîm

  • Acı veren ayrılık.

firak-ı elimane / firâk-ı elîmâne

  • Acı ve üzüntü verici ayrılık.

firak-ı layezali / firâk-ı lâyezâlî

  • Sonu olmayan ayrılık.

firkat / فرقت / فِرْقَتْ

  • Ayrılık.
  • Ayrılık.
  • Ayrılık. (Arapça)
  • Ayrılık.

firkatli

  • Ayrılık dolu.

fitne

  • Ayrılık, karışıklık, kargaşa; insanı hak ve hakîkatten saptıracak şey. İnsanları sıkıntıya, belâya düşüren, müslümanların zararına sebeb olan iş. Düşmanlığa sebeb olan şey.

fürkat

  • (Firâk) Ayrılık.

gamm-ı firkat

  • Uzaklık gamı, ayrılık derdi.

gayriyet

  • Ayrılık. Gayrılık.

gayriyyet / غيریت

  • Gayrılık. (Arapça)

hanin / hanîn

  • Ayrılık acısıyla inleme.

har-ı firkat / hâr-ı firkat

  • Ayrılık acısı.

hasret-name

  • Edb: Ayrılık münasebetiyle yazılan mektub. Hasreti belirten yazı, hasret mektubu.

hecr / هجر

  • Ayrılık, firak.
  • Tıb: Sayıklamak. Hezeyan.
  • Çok sıcak günlerde öğle vakti.
  • Ayrılık. (Arapça)

hicr / هجر

  • Ayrılık.
  • Başkalarından ayrı fâzıl ve üstün kimse.
  • Sayıklama.
  • Ayrılık. (Arapça)

hicran / hicrân / هجران

  • Uzaklaşma. Ayrılık. Ayrılıktan gelen keder, sızı, acı. Dostluğu ve ülfeti kesmek.
  • Ayrılık.
  • Unutulmaz acı keder.
  • Ayrılık, ayrılık acısı.
  • Ayrılık. (Arapça)
  • Ayrılık acısı. (Arapça)

hicran-ı ebedi / hicrân-ı ebedî / hicran-ı ebedî / هِجْرَانِ اَبَدِي

  • Ebedî hicran, sonsuz ayrılık acısı.
  • Sonsuz ayrılık.

hicran-ı la yezali / hicran-ı lâ yezalî

  • Sonsuz ayrılık. Ayrılıktan gelen sonu gelmez üzüntü.

hicran-ı layezali / hicrân-ı lâyezâlî

  • Bitmeyen hicran, sonsuz ayrılık acısı.

hıdane / hıdâne

  • Çocuğu kucağa almak, besleyip büyütmek üzere yanında bulundurmak. İslâm nikâhının bozulmasından sonra (ayrılıkta), çocuğu, selâhiyetli (yetkili) olan kimsenin yâni başkası ile evli olmayan annenin belirli bir yaşa gelinceye (oğlan çocuğu yedi, kız ye tişkin oluncaya) kadar yanında alıkoyması ve terb

hırkat

  • Ayrılık ateşi.

iftirak / iftirâk / افتراق

  • Ayrılık. (Arapça)

iftirakat

  • Ayrılıklar. İftiraklar. Parçalanmalar.

iftirakat-ı mevtiye

  • Ölümle gelen ayrılıklar.

ihtilaf / ihtilâf

  • Farklılık, ayrılık. Aynı gâyeye ayrı ayrı yollardan gitme. Müctehid denilen âlimlerin amelî (işle ilgili) mes'elelerdeki ictihad ayrılıkları.
  • Anlaşmazlık, uyuşmazlık, ayrılık.

ihtilaf u tefrika / ihtilâf u tefrika

  • Ayrılık ve anlaşmazlık.

ihtilaf-ı edyan / ihtilaf-ı edyân

  • Dinlerin ayrılıkları, farklı farklı oluşları.

ihtilafat / ihtilâfat / ihtilâfât

  • Anlaşmazlıklar, ayrılıklar.
  • Ayrılıklar, anlaşmazlıklar, uyuşmazlıklar.

ikilik

  • t. İki kuruş kıymetindeki eski gümüş para.
  • İki kısımdan meydana gelmiş.
  • Ayrılık, ihtilâf, ikiye bölünme, iki taraf olma.

inşikak-ı asa / inşikak-ı âsâ

  • Değneğin bölünmesi, âsânın ikiye ayrılması; 'ihtilaf ve ayrılıklarla, birliğin bozularak kuvvetin dağılması' mânâsında bir deyim.

istisna / istisnâ

  • Ayrılık, kural dışı.

kemal-i inkıta

  • Tam bir kopukluk, ayrılık.

labüd / lâbüd

  • Çok gerekli, mutlaka,
  • Ayrılık yok.

labüdd

  • Çok lâzım. Elzem. Gerekli.
  • Her halde. Mutlaka. Muhakkak.
  • Ayrılık yok.

medami'-i hicran

  • Hicran gözyaşları. Ayrılık gözyaşları.

mehcuriyet

  • Uzaklık, ayrılık.
  • Bırakılıp unutulma, metrukiyet.

mezr

  • Fâsit olma. Bozuk olma.
  • Pis.
  • Ayrılık.

mübayenet / mübâyenet

  • Zıddıyet. Ayrılık. Tutmazlık. Başkalık.
  • Ayrılık, uymazlık, tutmazlık.

mufarakat

  • Ayrılık, ayrılmak.
  • Farklılık, ayrılık.

müfarakat

  • Ayrılık. Bir yere bırakıp gitmek. Dostlarından ayrı düşmek.
  • Fık: Karı-kocanın talâk veya fesh ile birbirlerinden ayrılmaları.

mufarakat-i ebediye

  • Sonsuz ayrılık.

mufarakat-i hususiye

  • Özel ayrılık.

müfarakat-ı hususiye

  • Özel göç, kişisel ayrılıklar.

mufarakat-i umumi

  • Geniş çaplı ayrılık.

mufarakat-ı umumiye

  • Umumî ayrılıklar, genel göç.

mümtaziyet

  • Ayrılık, ayrı vasıf sahibi olmak, ayrı ve üstün vasıflılık. Yüksek vasıf sâhibliği.
  • Edb: İfadenin diğer sözlerden daha güzel ve farklı olması.

müste'rıs

  • Vâlidesi ile arasında ayrılık olan.

müzaheme

  • Yakınlık.
  • Ayrılık.
  • Düşmanlık, adâvet.

name-i hicran

  • Hicrân mektubu. Ayrılık, mektubu.

rimak

  • Nifak, ayrılık.
  • Darlık.

şeb-i firkat

  • Ayrılık gecesi, firkat karanlığı. (Farsça)
  • Ayrılık gecesi.

şeb-i hicran

  • Ayrılıkla geçirilen gece. Hicran gecesi.

sebeb-i iftirak

  • Ayrılık sebebi, bölünüp parçalanma nedeni.

sebeb-i ihtilaf-ı muzır

  • Zararlı olan ayrılık ve uyuşmazlığın sebebi.

şikak

  • Ayrılık, parçalanma.

teellüm-ü firak

  • Ayrılık acısı.

tefrika / tefrîka / تَفْر۪يقَه

  • Ayrılık, bölünme.
  • Nifak. Ayrılık. Bozuşma.
  • Bir gazete veya dergide parça parça, bir önceki yazının devamı olarak çıkan uzun yazı.
  • Fırka fırka olmak.
  • Ayrılık, dizi yazı.
  • Nifak, ayrılık, çözülme, dağılma.
  • Ayrılık, anlaşmazlık.

teşekkiyat-ı firak / teşekkiyât-ı firâk

  • Ayrılıktan gelen şikayetler.

vaveyla-yı firak / vâveylâ-yı firak / vâveylâ-yı firâk / وَاوَيْلَايِ فِرَاقْ

  • Ayrılık feryadı.
  • Ayrılık feryâdı.

vaveylay-ı firak / vâveylây-ı firak / وَاوَيْلَايِ فِرَاقْ

  • Ayrılık feryadı.

veda / vedâ

  • Ayrılık.

veda'

  • Ayrılık.
  • Ayrılışta selâmlamak.
  • "Allah'a ısmarladık" demek.

visal / visâl

  • (Vasıl. dan) Vâsıl olma. Sevdiğine ulaşma. Kavuşma. Ayrılıktan kurtulma.
  • Kavuşma, sevdiğine ulaşma, ayrılıktan kurtulma.

yare-i hicran / yâre-i hicran

  • Ayrılık yarası.

zelzele-i firak / زَلْزَلَۀِ فِرَاقْ

  • Ayrılık sarsıntısı.
  • Ayrılık sarsıntısı.

zelzele-i zeval ve firak / zelzele-i zevâl ve firak / زَلْزَلَۀِ زَوَالْ و فِرِاقْ

  • Gelip geçicilik ve ayrılık sarsıntısı.
  • Son bulma ve ayrılık sarsıntısı.

 

LUGGAT MOBİL UYGULAMA İNDİR
LUGGAT MOBİL UYGULAMA İNDİR
LUGGAT MOBİL UYGULAMA İNDİR

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR

Luggat hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yorumlarınız Luggat.com Facebook sayfasında otomatik olarak yayınlanır. Facebook sayfamızı takip etmek için tıklayın:

TAKİP ET