Süleymaniye Camii

LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Yuz kelimesini içeren 154 kelime bulundu...

a'sar / a'sâr / اعصار

  • Yüz yıllar. (Arapça)

ab-ı ruy / ab-ı rûy

  • Yüz suyu, şeref, haysiyet, nâmus.

abıru / âbırû / آبرو

  • Yüzsuyu. (Farsça)

abv

  • Yüzün güzel olması. Nizamlı oluş.

adem-i iltifat

  • Yüz vermeme, kale almama.

allame-i asır / allâme-i asır

  • Yüzyılın en büyük alimi.

asır

  • Yüzyıl.
  • Yüzyıl, çağ.

aşnab

  • Yüzen, yüzücü. (Farsça)

aşnager

  • Yüzücü. Yüzgeç. (Farsça)

aşnageri / aşnagerî

  • Yüzme, yüzücülük. (Farsça)

aşr-i mişar / aşr-i mişâr

  • Yüzde bir.

ayine-ru / ayine-rû

  • Yüzü ayna gibi parlıyan. (Farsça)

bergaşte

  • Yüz çevirmiş. (Farsça)

berku'

  • Yüz örtüsü. Peçe.

beşenc

  • Yüz güzelliği, parlaklığı. (Farsça)

besv

  • Yüz ekşitmek.

bi-ruyi / bî-ruyî

  • Yüzsüzlük, edebsizlik, hayâsızlık. (Farsça)

cebhe-sa / cebhe-sâ

  • Yüz süren.

cehamet

  • Yüz pörtümek, donuk yüzlü olmak.

çehre / چهره

  • Yüz.
  • Yüz.
  • Yüz. (Farsça)

çehre-nümud

  • Yüzünü gösteren, yüz gösterici. (Farsça)

cemal / cemâl / جمال

  • Yüz güzelliği. (Arapça)

cemal-i suret / cemâl-i sûret

  • Yüz güzelliği, dış güzellik.

çeşm-aviz

  • Yüz örtüsü, peçe. (Farsça)

çihre / چهره

  • Yüz. (Farsça)

cünu'

  • Yüzü üstüne düşürmek.

dagma'

  • Yüzünün rengi siyaha yakın olan dişi koyun.

dim

  • Yüz, yanak, çehre, surat. (Farsça)

ebih

  • Yüzünden örtüyü kaldırmayan tesettürlü kadın.

edgam

  • Yüzü ve dudaklarının etrafı siyah olup, sâir bedeni başka renk olan at.

ehl-i ırz

  • Yüz aklığı ve şan, itibar sahibi olan, namuslu kimse. Şerefli ve temiz olan. Namuslu, iffetli ve ismetli. Irz ehli.

engüşter / انگشتر

  • Yüzük. (Farsça)

eşyem

  • Yüzünde ve vücudunda çok beni olan adam.

ezher-ül vech

  • Yüzü nurlu olan.

fassas

  • Yüzük taşı yapan kimse.

fusus

  • Yüzük taşları.

gaibane muamele / gaibâne muamele

  • Yüz yüze olmadan, üçüncü şahıs olarak anmak.

gendümnüma

  • Yüze gülüp aldatan. Hilekâr. (Farsça)

gül-nikab

  • Yüzü gülle örtülü, pembe yüzlü. (Farsça)

gülruy

  • Yüzü gül gibi güzel ve kızıl renkli olan. Al yanaklı. (Farsça)

hadre

  • Yüz yüze olmak.

hamr

  • Yüzmek.

hatt-ı ruhsar / hatt-ı ruhsâr

  • Yüz hattı, çizgileri.

hazil

  • Yüzsüz, alçak, âdi, dönek, kalleş.

hektar

  • Yüz ar değerinde ölçü birimi. (Fransızca)

hektometre

  • Yüz metrelik uzunluk ölçü birimi. (Fransızca)

hicab-ı çihre

  • Yüz örtüsü.

humahin

  • Yüzük yapılan bir cins siyah taş.

hüsn-ü suret / حُسْنُ صُورَتْ / hüsn-ü sûret

  • Yüz güzelliği veya dış güzellik.
  • Yüz güzelliği, dış güzellik.

i'raz / i'râz / اِعْرَاضْ

  • Yüz çevirmek. Başka tarafa dönmek. İctinab, çekinmek.
  • Yüz çevirme.
  • Yüz çevirme, başka tarafa dönme.
  • Yüz çevirme.

ibrin

  • Yüzü çok parlak ve güzel olan sevgili.

inkibab

  • Yüzüstü düşme, yere kapanma.

inşinac-ı vech

  • Yüz buruşması.

iraz / îrâz

  • Yüz çevirme.

iraz etmek

  • Yüz çevirmek, uzak durmak.

istiskal

  • Yüz vermeyerek kovma.

jenk

  • Yüzde hâsıl olan buruşukluk.

kasme

  • Yüz, çehre, vech.

kelfa

  • Yüzünde çiğitli olan kadın. (Müz: Eklef)

kental

  • Yüz kilogram ağırlığında bir tartı birimi. (Fransızca)

kişre

  • Yüzüne gülmek.

kühure

  • Yüzünü pörtürmek.

left

  • Yüz döndürmek.

lesme

  • Yüzörtüsü, peçe.

lisam

  • Yüz örtüsü, yaşmak. Nikab.

ma'ref

  • Yüzün, devamlı olarak açık görünen yeri.

malişgah / malişgâh

  • Yüz sürülecek yer. (Farsça)

maruz kalmak / mâruz kalmak

  • Yüzyüze gelmek.

maruz olan

  • Yüz yüze gelen, karşılaşan.

mebşure

  • Yüzü ve vücudu güzel yaratılmış kadın.

melahat / melâhat / ملاحت

  • Yüz güzelliği.
  • Yüz güzelliği. (Arapça)

mesaha / mesâha

  • Yüz ölçümü.

meşcuc

  • Yüzü gözü yaralanmış olan.

mie / مائه

  • Yüz. Yüz sayısı.
  • Yüz. (Arapça)

misbah

  • Yüzgeç.

mısdaga

  • Yüz yastığı.

mizdea

  • Yüz yastığı.

müdara / müdârâ

  • Yüze gülme, yüze gülücülük.

müfayele

  • Yüzük saklama oyunu.

muhayya

  • Yüz, vech.

muhazat

  • Yüz yüze gelme, karşılaşma.

münekkib

  • Yüzüstü düşen, kapanan.

müntehil

  • Yüz suyunu döken.

müntekıb

  • Yüzü perdeli kişi.

mürata

  • Yüzden veya başka yerden yolunan kıldan düşen.

müştab

  • Yüzünde uzun yollar olan kılıç.

müteabbis

  • Yüzünü ekşiten.

müteabbisane / müteabbisâne

  • Yüzünü ekşiterek. (Farsça)

mütenemmıs

  • Yüzden kıl yolan kişi.

mütevacih

  • Yüzleşen, yüz yüze gelen.

muvacehat

  • Yüzleşmeler. Yüzyüze gelmeler.

nakş-ı simavi / nakş-ı simâvî

  • Yüzdeki nakış, her insanın yüzüne Allah tarafından konulan nakış.

nazar-ı sathi / nazar-ı sathî

  • Yüzeysel bakış.

nazar-ı zahiri / nazar-ı zâhirî / نَظَرِ ظَاهِر۪ي

  • Yüzeysel bakış.

nell

  • Yüz üstüne bırakmak.

nigindan / nigindân

  • Yüzük mahfazası, yüzük kutusu. (Farsça)

nikab

  • Yüz örtüsü, peçe, perde.
  • Yüz örtüsü, peçe, perde.

öşr-ı mi'şar

  • Yüzde bir.

öşr-ü mişar

  • Yüzde bir.

öşrümişar

  • Yüzde bir.

peyker / پيكر

  • Yüz, çehre, surat. (Farsça)
  • Yüz. (Farsça)

pişanidar / pişanîdâr

  • Yüzsüzlük yaparak işini beceren. (Farsça)

revnak-ı cemal

  • Yüzün güzellik ve parlaklığı.

ru / rû / رو

  • Yüz, cihet. Sebep. Çehre. (Farsça)
  • Yüz. (Farsça)

ruberu / rûberû / روبرو

  • Yüzyüze. (Farsça)
  • Yüzyüze. (Farsça)

rugerdan

  • Yüz döndüren, yüz çeviren. (Farsça)

ruhsar / ruhsâr / رخسار

  • Yüz. (Farsça)

runüma / runümâ

  • Yüzünü gösteren.

ruy / rûy / روی

  • Yüz. (Farsça)

sabahat / sabâhat

  • Yüz güzelliği. Güzellik, hüsün ve cemâl.
  • Yüz güzelliği.

sabahat-ı sima

  • Yüz güzelliği.

sabih / sâbih

  • Yüzen, yüzücü.

sabiha / sâbiha

  • Yüzen.

sabihalar / sâbihalar

  • Yüzen gemiler (gemi gibi yüzen bulutlar).

sad / صد

  • Yüz sayısı. (Farsça)
  • Yüz sayısı.
  • Yüz. (Farsça)

sad-berk

  • Yüz yaprak.

sad-hezar

  • Yüz bin.

sadbar

  • Yüz kere. (Farsça)

sadberk

  • Yüz yapraklı, katmerli.

sadhezar / sadhezâr

  • Yüzbin. (Farsça)
  • Yüzbin.

sadhezaran / sadhezarân

  • Yüzbinlerce.

sadpare / sadpâre / صدپاره

  • Yüz parça. Parça parça olmuş. (Farsça)
  • Yüz parça. (Farsça)

sadsal / sadsâl / صدسال

  • Yüzyıl. (Farsça)

safa

  • Yüzü beyaz olan düz taş.

sahife-i vech

  • Yüz sayfası; Cenâb-ı Hakkın isimlerini tecellî edip yazıldığı insan yüzü.

sath / سطح

  • Yüzey.
  • Yüzey.
  • Yüzey, satıh. (Arapça)

sathi / sathî / سطحى

  • Yüzeysel, üstünkörü. (Arapça)

sathilik / sathîlik

  • Yüzeysellik.

sathiyet

  • Yüzeysellik.

satıh / سَطِحْ

  • Yüzey.
  • Yüzey.
  • Yüzey.

sebbahe

  • Yüzücü kuşlar sınıfı.

sima / sîma

  • Yüz, çehre.
  • Yüz, çehre.

sima-yı veçhi / sima-yı veçhî

  • Yüzün görünüşü, yüz hatları.

sima-yı veçhiye

  • Yüzün görünüşü, yüz hatları.

sutuh / sutûh / سطوح

  • Yüzeyler, satıhlar. (Arapça)

takattuf

  • Yüz ekşitmek.

tatlim

  • Yüzüne eliyle vurmak.

teberku'

  • Yüzünü örtme, peçeleme. Yaşmaklanma.

tecahüm

  • Yüz pörtürmek.

teklic

  • Yüzünü ekşitmek.

tekvis

  • Yüz üstüne düşürmek.

teleffüm

  • Yüzüne ve ağzına yaşmak bağlamak.

tenük-ru

  • Yüzü yumuşak olan kimse, yüzü yumuşak adam. (Farsça)

teşahhusat-ı vechiye / teşahhusât-ı vechiye

  • Yüze ait belirmeler, insanın simasındaki ayırdedilme özelliği.

teshim

  • Yüzüne kara vurmak.

tevhid-i ami ve zahiri / tevhid-i âmî ve zahirî

  • Yüzeysel ve taklidî bir şekilde Allah'ın bir olduğuna inanma.

tevhid-i zahiri / tevhid-i zâhirî

  • Yüzeysel bir bakış açısıyla "Allah'ın ortağı yok ve bu kâinat Onun mülküdür" şeklindeki îmânî tasdik.

ubuset

  • Yüz ekşiliği. Çehre çatıklığı. Somurtkanlık.

vecahet / vecâhet / وجاهت

  • Yüz güzelliği. (Arapça)

veçhe

  • Yüz.

vecih / وجه / وَجِهْ

  • Yüz, yön.
  • Yüz, yön.

vicahen / vicâhen / وجاها

  • Yüzüne karşı. Yüz yüze gelerek.
  • Yüz yüze.
  • Yüzleşerek, yüzüne karşı. (Arapça)

vicahi / vicâhî / وجاهى

  • Yüzyüze. (Arapça)

yesbehun

  • Yüzerler. (manasında)

 

YENİ NE VAR?

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR

Luggat hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yorumlarınız Luggat.com Facebook sayfasında otomatik olarak yayınlanır. Facebook sayfamızı takip etmek için tıklayın:

TAKİP ET