Osmanlı Macunu

LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Maksat ifadesini içeren 112 kelime bulundu...

ağraz / ağrâz / اغراض

  • Maksatlar, arzular, amaçlar.
  • Kinler, garazlar, kötü maksatlar.
  • Maksatlar. (Arapça)

ağraz-ı dünyeviyye

  • Dünyevî maksatlar, dünyevî niyetler, amaçlar.

ağraz-ı faside / ağrâz-ı fâside

  • Bozuk maksatlar, bozguncu niyetler.

ağraz-ı nefsaniyye / ağraz-ı nefsâniyye

  • Nefsanî maksatlar, nefsî arzular.

ağraz-ı şahsiyye

  • Şahsî maksatlar, ferdî niyetler.

ağrazlı

  • Maksatlı, kinle dolu.

bir gözü kör deha

  • Kur'ân'ın gösterdiği gerçekleri görmeyen ve sadece dünyevî maksatları gözeten zekâvet, dâhîlik.

çarşaf

  • Yatağın üstüne serilen veya yorgana kaplanan bez örtü.
  • Kadınların kullandığı baştan örtülen, pelerinli eteklikli sokak elbisesi. Kadınların örtünmesi farzdır. Bu maksatla çarşaf ucuz, pratik, hafif olması ve zengin fakir herkesin kolayca sağlıyabilmesi bakımından yaygın olarak kulanı

cemaat ve komite

  • Kötü bir maksat için kurulmuş cemiyet ve dernek.

ehass-ı maksat

  • En özel maksat.

elhamdü lillahi ala rahmaniyyetihi ve ala hakimiyyetihi / elhamdü lillâhi alâ rahmâniyyetihî ve alâ hakîmiyyetihî

  • Hamd ve şükür sonsuz merhamet sahibi ve herşeyi hikmetle, bir gaye ve maksatla yaratan Allah'a aittir.

emani-i mahsusa

  • Hususi arzular, özel maksatlar.

emperyalizm

  • Bir devletin, sınırlarını genişletme politikası. Sınırları genişletmekteki gaye, başka memleketlerin zenginlik kaynaklarını ele geçirme ve insanlarını kendi hesaplarına çalıştırmaktır. Bu maksat için çok defa silâhlı harp, hem masraflı, hem de hürriyet fikriyle bağdaşmadığından zamanımızda daha sins (Fransızca)

etüd

  • İnceleme, tetkik etmek. (Fransızca)
  • Musikide didaktik maksatla bestelenmiş eser. (Fransızca)

fihriste-i makasıd

  • Maksatların anlatıldığı liste.

garaz / غرض

  • (Çoğulu: Ağraz) Maksat, niyet, gaye, kasıt. Kötü niyet. Kin.
  • Ok atılan nişan.
  • Izdırab. Acı.
  • Zelillik.
  • Maksat, gaye, niyet.
  • Maksat. (Arapça)

garaz-ı siyasi / garaz-ı siyasî

  • Siyasal maksatlar.

garazalud / garazâlûd / غرض آلود

  • Maksatlı. (Arapça - Farsça)

garazkar / garazkâr / غرضكار

  • Garazlı, maksatlı. (Arapça - Farsça)

gaye-i hayal

  • Hayalde tasavvur edilen ve ona varılması istenen gaye ve maksat. İdeal.

gayetülgaye

  • Gayenin gayesi; asıl maksat.

hazf

  • (Ar. gr.) Bir maksat gözeterek bir mânâyı ifade eden kelimeyi zikretmeyip işaret yoluyla göstermek.

hedef

  • Maksat, amaç.

hedef-i garaz

  • Kasdolunan hedef, maksat.

hedef-i kasd

  • Kastettiği hedef, maksat.

hedef-i maksad

  • Varılmak istenen maksat.

hikem-i dakika

  • İnce hikmetler, maksat ve gayeler.

hikmet / حِكْمَتْ

  • Yaratılıştaki asıl maksat ve fayda.

hikmet-i amme / hikmet-i âmme / حِكْمَتِ عَامَّه

  • Yaratılıştaki asıl maksat ve faydanın umûmîliği.

hikmet-i şer'iye

  • Şeriatin hikmeti, maksat ve gayesi.

hutut-u cevher

  • Kılıcın çelik kısmındaki dalgalı çizgiler, meneviş, hare, dalgır (Buradaki maksat; kalemle kılıcın güç birliğidir.).

ihlas

  • (Hulus. dan) Kalbini safi etmek. İçten, samimi, riyasız sevgi. İçten gelen sevgi ile doğruluk ve bağlılık.
  • Sırf Allah emretmiş olduğu için ibadet etmek. Yapılan ibadet ve işlerde hiçbir karşılık ve menfaati, hakiki ve esas gaye etmeyerek yalnız ve yalnız Allah rızasını esas maksat ve

illet

  • Esas sebep, maksat.

ispirtizma

  • Ölülerin ruhlarıyla bazı şartlar altında haberleşmenin mümkün bulunduğuna inanan görüş ve bu maksatla yapılan tecrübeler. (Fransızca)

ispritizma

  • Ölülerin ruhlarıyla bazı şartlar altında haberleşmenin mümkün olduğuna inanan görüş ve bu maksatla yapılan deneyler.

ispritizmacı

  • Ölülerin ruhlarıyla bazı şartlar altında haberleşmenin mümkün olduğuna inanan ve bu maksatla deneyler yapan kişi.

kampanya

  • Sıkı bir iş ve çalışma devresi.
  • Maksatlı uğraşma. Bir maksad için faaliyete geçme.

kasd

  • Hedef, maksat.

kasd-ı mahsus

  • Gizli ve özel maksat.

kasdi / kasdî

  • Bir şeye yönelme, maksatlı yapma.

kasten

  • Maksatlı, kasıtlı olarak.

kesret-i makasıd

  • Maksat ve gayelerin çokluğu.

komita

  • Siyasi bir maksat için bir araya gelenlerin gizli cemiyeti.

la fahr / lâ fahr

  • Övgü değil (övünme maksatlı değil).

mahall-i ağraz / mahall-i ağrâz

  • Kötü maksat ve kinlerin barındığı yer, ortam.

makasıd

  • Maksatlar, gayeler.
  • Maksatlar, gayeler.

makàsıd

  • Maksatlar.

makasıd / makâsıd / مقاصد

  • Maksatlar. (Arapça)

makasıd-ı aliye / makasıd-ı âliye

  • Yüce maksatlar, gayeler.

makasıd-ı aliye-i ilahiye / makasıd-ı âliye-i ilâhiye

  • Allah'ın kâinatı yaratmasındaki yüce maksatlar.

makàsıd-ı aliye-i kudsiye / makàsıd-ı âliye-i kudsiye

  • Her türlü kusur ve eksiklikten yüce olan İlâhî maksatlar, gayeler.

makàsıd-ı asliye-i kur'aniye / makàsıd-ı asliye-i kur'âniye

  • Kur'ân'ın asıl maksatları, gayeleri.

makàsıd-ı azime / makàsıd-ı azîme

  • Büyük maksatlar, gayeler.

makasıd-ı dünyeviye

  • Dünyevî maksatlar, gayeler.

makasıd-ı erbaa

  • Dört maksat ve gaye; tevhid, nübüvvet, haşir ve adalet olmak üzere Kur'ân'ın gözettiği dört temel maksat.

makasıd-ı esasiye

  • Esas maksatlar, asıl gayeler.

makasıd-ı hayatiye

  • Hayatın gaye ve maksatları.

makasıd-ı ilahiye / makasıd-ı ilâhiye

  • Allah'ın varlıkları yaratmasındaki maksatları.

makàsıd-ı ilahiye / makàsıd-ı ilâhiye

  • Allah'ın gözettiği yüce maksatlar, gayeler.

makàsıd-ı ilmiye

  • İlmi maksatlar, gayeler.

makàsıd-ı irşadiye-i kur'aniye / makàsıd-ı irşadiye-i kur'âniye

  • Kur'ân-ı Kerimin doğruluğu gösterme, uyarma maksatları.

makasıd-ı kelam / makasıd-ı kelâm

  • Sözün gayeleri, maksatları.

makàsıd-ı külliye

  • Büyük ve kapsamlı maksatlar, gayeler.

makasıd-ı kur'aniye / makasıd-ı kur'âniye

  • Kur'ân-ı Kerimin maksatları, hedefleri, gayeleri.

makàsıd-ı kur'aniye / makàsıd-ı kur'âniye

  • Kur'ân'ın maksatları.

makasıd-ı kur'aniye / makâsıd-ı kur'âniye

  • Kur'ân'daki maksatlar ve hedefler.

makasıd-ı rabbaniye / makasıd-ı rabbâniye

  • Herşeyin Rabbi olan Allah'ın yüce maksatları, gayeleri.

makàsıd-ı rabbaniye / makàsıd-ı rabbâniye

  • Herşeyin Rabbi olan Allah'ın yüce maksatları, gayeleri.

makàsıd-ı rububiyet

  • Allah'ın bütün varlık âlemini terbiye edip idaresi ve egemenliği altında tutmasındaki maksat ve gayeler.

makàsıd-ı san'atperverane / makàsıd-ı san'atperverâne

  • San'ata olan düşkünlüğü ortaya koyan maksatlar.

makasıd-ı sübhaniye / makasıd-ı sübhâniye

  • Her türlü eksiklikten uzak olan Allah'ın kâinatı yaratmasındaki maksatlar.

maksad-ı aksa / maksad-ı aksâ

  • En büyük maksat, gaye.

maksad-ı ala / maksad-ı âlâ

  • Büyük maksat.

maksad-ı ali / maksad-ı âli

  • Yüce maksat, ulvî gaye.

maksad-ı aliye / maksad-ı âliye

  • Yüce maksat, yüksek gaye.

maksad-ı asli / maksad-ı aslî

  • Asıl maksat, temel gaye.

maksad-ı dünyevi / maksad-ı dünyevî

  • Dünyayla ilgili bir maksat, gaye.

maksad-ı esas

  • Esas maksat, asıl gaye.

maksad-ı külli / maksad-ı küllî

  • Bütünündeki maksat.

maksad-ı mahsus

  • Özel maksat.

maksad-ı siyasi / maksad-ı siyasî

  • Siyasi gaye ve maksat.

maksud / maksûd / مقصود

  • İstenilen, maksat. (Arapça)

maksud-u hakiki / maksud-u hakikî

  • Gerçek maksat, asıl gaye.

maslahat-ı ezaniye / maslahat-ı ezâniye

  • Ezandaki maslahat, gaye, maksat.

matlub / matlûb

  • Kavuşmak istenilen, aranılan şey, maksat.

matufun-aleyh / mâtufun-aleyh

  • Bir bağlama edâtı (bağlaç) ile kendisine bağlanan kelime, mânâ, maksat.

menaya

  • (Tekili: Meniyye) Ölümler.
  • Maksatlar. Gâyeler.

menvi-i zamir / menvî-i zamir

  • İçindeki niyet ve maksat.

meram / merâm

  • Maksat, niyet, istek.

mesak / mesâk

  • Maksat.

müstahzar

  • Özel bir maksatla hazırlanan.

naşir-i ağraz / nâşir-i ağrâz

  • Kötü maksat ve kin taşıyanların yayın organı, nâşiri.

nehmet

  • Himmet, maksat, yüksek himmet. Harislik. şehvet.

nizam-ı hikmet / nizâm-ı hikmet / نِظَامِ حِكْمَتْ

  • Yaratılıştaki asıl maksat ve faydaya âid düzen.

parsel

  • Bir maksatla ayrılarak sınırlandırılmış arazi parçası. (Fransızca)

rabb-i muhtar-ı hakim / rabb-i muhtar-ı hakîm

  • Herbir varlığın her türlü ihtiyacını karşılayan, dilediğini dilediği gibi yapan, herşeyi belirli maksat ve faydalara uygun ve tam yerli yerinde yaratan Allah.

rüşvet

  • Bir iş gördürmek, haksızı haklı göstermek gibi maksatlarla bir görevliye verilen para, mal veya sağlanan menfaat.

saded

  • Konu, maksat.

sadet

  • Asıl mevzu, maksat.

sırr-ı hikmet-i kainat / sırr-ı hikmet-i kâinat

  • Kâinatın maksat, fayda ve san'atının sırrı, esprisi.

şişe

  • Camdan yapılmış ağzı dar uzunca kap. Lâmbaya geçirilen camdan küçük baca.
  • Çeşitli maksatlarla çakılan çıta.

siyasi cemiyet / siyasî cemiyet

  • Siyasî maksatlarla kurulan örgüt, dernek.

su-i maksad

  • Kötü niyet, kötü maksat.

sümum-u ağraz / sümum-u ağrâz

  • Kinlerin zehirleri, kötü maksatların zehirleri.

tebai / tebaî

  • Hakiki maksat olmayıp dolayısıyla olan.
  • Başkasına uyarak.
  • Cüz'î olarak.

tenkid

  • Bir kimse veya şeyin iyi veya kötü taraflarını bulup meydana çıkarmak.Tenkid yapıcı veya yıkıcı olabilir. Tenkitten maksat, doğrunun ve yanlışın iyi niyetle ortaya konulması, hakikate ulaştıracak yolun ve imkânların gösterilmesidir. Sadece yanlışı söylemek, doğruyu göstermemek yıkıcı bir tenkiddir.

unsur-u esasiye

  • Temel unsur, ana maksat.

vesile-i makasıd

  • Maksat ve hedeflere ulaştıran araç.

ya hakim / yâ hakîm

  • Ey herşeyi belirli maksat ve gayelere uygun olarak faydalı ve tam yerli yerinde yaratan, hikmet sahibi Allah.

ya'ni

  • (Yâni) Bundan maksat, demek, demek isteniyor ki.

yek-çeşm deha / yek-çeşm dehâ

  • Tek gözlü olağanüstü zekâ ve akıl; Kur'ân'ın gösterdiği gerçekleri görmeyen ve sadece dünyevî maksatları gözeten zekâvet ve akıl.

zahiri ulema / zâhirî ulema

  • Âyet ve hadislerin maksatlarına ulaşamayan ve sadece dış mânâlarına bağlı kalan âlimler.

 

Her gün en az 6.000 kişinin gördüğü bu alanda reklamınızın yayınlanmasını ister misiniz?

Luggat.com sizin katkılarınızla büyüyecek

Sözlüğümüz yakında blog ve forum bölümleri ile de hizmet vermeye başlayacak. Katkıda bulunmak istiyorsanız aşağıdaki formu doldurarak bize gönderin. Luggat.com'u birlikte büyütelim.


Kişisel Bilgiler

Kişisel Bilgiler

Hangi konularda destek olabilirsiniz?